18 Mayıs 2020 Pazartesi

Kazandığımız An - Anafartalar Kartalı Mustafa Kemal


Kazandığımız An

Anafartalar Kartalı Mustafa Kemal




"Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum!" diyebilen bir komutanın tarihin seyrini değiştiren kararlılığı. Asker ve komutanın eşsiz uyumunun, destansı zaferi..."


Mustafa Kemal'ler Ölmez...

Işığın Fenerimiz, Emanetin Bahçemiz!...

Dünyanın en büyük Devrimcisine sevgi, saygı ve en yürekten bağlılık duygularımızla...


Anafartalar Kartalı Mustafa Kemal





17 Mayıs 2020 Pazar

TomMiks - Kundra (Comicgard)

TomMiks - Kundra


Ülkemizde çizgi roman denince ilk akla gelen "Teksas/TomMiks" tamlamasının içinde yer alan bir "TomMiks" çizgi romanını yayınlamamamız elbette düşünülemezdi...


Huzurlarınızda tek sayılık bir macerasıyla Capitan Miki, namı-diğer: TomMiks... 



TomMiks - Kundra (Comicgard)




13 Mayıs 2020 Çarşamba

Sabahattin Ali

Sabahattin Ali

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atlaArama kısmına atla
Sabahattin Ali
Sabahattin ali.jpg
Sabahattin Ali
Doğum25 Şubat 1907
EğridereGümülcineOsmanlı İmparatorluğu
Ölüm2 Nisan 1948 (41 yaşında)
KırklareliTürkiye
MeslekYazar · şair · öğretmen · tercüman
DönemCumhuriyet dönemi Türk edebiyatı
Edebî akımToplumcu gerçekçilik · realizm
Önemli eserlerKuyucaklı Yusuf (1937)
İçimizdeki Şeytan (1940)
Kürk Mantolu Madonna (1943)
Evlilik
Aliye Ali
(e. 1935; ö. 1948)
ÇocuklarFiliz Ali
Sabahattin Ali (25 Şubat 1907, Eğridere - 2 Nisan 1948, Kırklareli), Türk yazar ve şair. Edebi kişiliğini toplumcu gerçekçi bir düzleme oturtarak yaşamındaki deneyimlerini okuyucusuna yansıttı ve kendisinden sonraki cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını etkileyen bir figür hâline geldi. Daha çok öykü türünde eserler verse de romanlarıyla ön plana çıktı; romanlarında uzun tasvirlerle ele aldığı sevgi ve aşk temasını, zaman zaman siyasi tartışmalarına gönderme yapan anlatılarla zaman zaman da toplumsal aksaklıklara yönelttiği eleştirilerle destekledi. Kuyucaklı Yusuf (1937), İçimizdeki Şeytan (1940) ve Kürk Mantolu Madonna (1943) romanları Türkiye'deki edebiyat çevrelerinin takdirini toplayarak hem 20. yüzyılda hem de 21. yüzyılda etkisini sürdürdü.
Eğridere'de doğan Sabahattin Ali, ilk hikâye ve şiir denemelerine Balıkesir'de başladıktan sonra İstanbul'daki edebiyat öğretmeni Ali Canip Yöntem'in desteğiyle ilk kez Akbaba ve Çağlayan dergilerinde şiirlerini yayımlattı. Anadolu'da kısa süre öğretmenlik yaptıktan sonra Türk devleti tarafından dil eğitimi için Almanya'ya gönderildi. Türkiye'ye döndüğünde Almanca öğretmeni olarak göreve başlasa da önce komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla bir süre tutuklandı, ardından ise Türk devlet yöneticilerini eleştirdiği iddiasıyla tekrar tutuklandı. Bu dönemde memurluktan ihraç edildi ancak Atatürk hakkında yazdığı bir şiirden dolayı yeniden devlet kurumlarında görevlendirildi. Ayrıca kendisine yüklenen sosyalist algısını kırmak için de Esirler adlı bir oyun kaleme aldı.
Hayatının son yıllarında Türk milliyetçileriyle yaşadığı tartışmalarla da öne çıktı, özellikle Türkçü-Turancı yazar Nihal Atsız ile yaşadığı gerilim giderek artarak Irkçılık-Turancılık davasının bir parçası oldu. Bu dönemde Aziz Nesin'le beraber çıkardığı Markopaşa dergisinde siyasileri eleştirmesi yüzünden çeşitli davalarla uğraşmak zorunda kaldı. Hakkındaki davaların aleyhinde seyrettiği bir dönemde Türkiye'den ayrılmak istedi ve Bulgaristan sınırını geçmek isterken kendisine kaçma girişiminde rehberlik eden Ali Ertekin tarafından milliyetçi gerekçelerle öldürüldü.








Büyük üstada sevgi ve saygılarımızla...


www.facebook.com/groups/SabahattinAli

Şimdi de işin çizgi roman aşaması, mutlaka satın alıp okuyun:







Kürk Mantolu Madonna (Çizgi Roman)

ISBN: 9786051853611
Sayfa: 88
Ebat: 16 X 24
Cilt: Ciltsiz
Kağıt: 1. Hamur
Grafiker: Emir Tali
Basım Tarihi: 18.02.2019
Resimleyen: Gökçe Erverdi
  
  
 

 

Edebiyatımızın anıt isimlerinden Sabahattin Ali’nin dünyaca bilinen, birçok dile çevrilen, anadili Türkçede milyonlarca okuyucuya ulaşmış kült romanı  Kürk Mantolu Madonna’nın çizgi romanı Gökçe Erverdi imzası taşıyor.
Romanın geçtiği dönemin coğrafyası didik didik araştırıldı, Kürk Mantolu Madonna hakkında yazılmış neredeyse bütün kaynaklar okundu, kronoloji takip edildi ve bu eser ortaya çıktı...
Raif Efendi ve Maria Puder’i hem okuyup hem “görmek” isteyen okura takdimimizdir.


Kuyucaklı Yusuf (Çizgi Roman)

ISBN: 9786051854618
Sayfa: 112
Ebat: 13,5 X 19,5
Cilt: Ciltsiz
Kağıt: 1. Hamur
Grafiker: Füsun Turcan Elmasoğlu
Basım Tarihi: 24.02.2020
Resimleyen: Gökçe Erverdi
  
  
 

 
Sabahattin Ali'nin artık klasikleşen romanı Kuyucaklı Yusuf, ilk kez çizgi roman halinde Everest'te!
Birçok yazar ve eleştirmen tarafından Sabahattin Ali’nin “başyapıt”ı olarak nitelenen Kuyucaklı Yusuf’un çizgi romanı, tıpkı Kürk Mantolu Madonna’da olduğu gibi Gökçe Erverdi imzası taşıyor. Fethi Naci’nin “kişilerin canlılığıyla, ayrıntıları kullanmadaki ustalığıyla, olay örgüsündeki mükemmellikle, mahalli renkleri vermedeki üstün başarısıyla, sosyal gerçeklikle insani gerçekliği tam bir uyum içinde, dengeli olarak yansıtmasıyla eskimeyecek, tazeliğini sürdürecek bir roman” dediği Kuyucaklı Yusuf’u olanca canlılığıyla “görmek” isteyen okura takdimimizdir. Sabahattin Ali, edebiyat ve çizgi roman tutkunları için yeni bir okuma tecrübesi…



18 Nisan 2020 Cumartesi

Gılgamış Destanı

Dünyada bilinen ilk süper kahraman: Gılgamış

Viktorya Dönemi İngiltere’sinde toplumsal basamakları tırmanmak hiç de kolay değildi. Birçokları için, saygın bir yer olan British Museum’da bir kariyer sahibi olmak bir hayalden öteye gidemiyordu, ancak George Smith zorlukları yendi. 1840’da Londralı orta halli bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen George Smith antik Mezopotamya’nın çivi yazılı tabletlerini çözmekle kalmadı, aynı zamanda antik tarih hakkındaki çağdaş algıları yerle bir eden bir keşfe de imza attı.
Kendi kendine Akadça öğrenmeyi başardı
George Smith, 14 yaşına geldiğinde okulu bırakarak banknotlar üzerine karmaşık gravürler yapmakta uzmanlaşmış bir yayınevinde çırak olarak işe başladı. İş görsel detaylara ve desenlere yoğun dikkat gerektiriyordu, Smith kendisine daha sonra çok yardımcı olacak bu dikkat ve beceriyi çıraklık dönemi boyunca kazanmıştı.
Şans eseri, iş yeri Bloomsbury’deki British Museum’a hayli yakın olan Fleet Caddesi üzerinde yer almaktaydı. 1860’da Smith içinde gittikçe büyümekte olan Mezopotamya merakını bastırmak için öğle tatillerini müzede geçirmeye başladı. Austen Henry ve diğer arkeologların o dönemde günümüz Irak’ının Musul şehri yakınlarında yer alan Ninova kentinde yaptıkları araştırmalar özellikle ilgisini çekiyordu. Müzede kil tabletlerin arasında saatler geçiriyor, üzerlerinde yazılanları çözmek için kendini eğitiyordu.
Tabletler, Sami dillerinin en eskisi olan ve çivi yazısıyla yazılan Akadçaydı. Yazı karakterleri, kalem niyetine kullanılan nesnenin tablet yüzeyine bastırılmasıyla oluşturuluyordu. Ortaya çıkan karakterlerin çiviye benzemesi nedeniyle bu yazı türü çivi yazısı olarak isimlendirilmişti. Tabletler üzerinde yazılanları çözümlemek sabır ve fedakârlık isteyen bir işti. Zamanla, ilgili bölümde çalışan araştırmacılar Smith’in tabletleri iyi bir şekilde anlamlandırabildiğini fark etti.
Dönemin en önde gelen çivi yazısı uzmanı Sir Henry Rawlinson’a bu yetenekli ziyaretçiden bahsedildi. Layard’la birlikte Ninova’da çalışmış olan Rawlinson Smith’le tanışmak istedi, yeteneklerinden çok etkilenmişti. Smith üstü kırık kil tabletlerle dolu bir masada hangi parçanın nereye uyacağını bulabilecek kadar ustalaştığını kanıtlamıştı.
1861’de Rawlinson müze yönetimini, koleksiyonunda yer alan çok sayıda kil tableti düzenlemek için Smith’i, ilkin yarı zamanla olarak, işe almaları konusunda ikna etti. Sayıları bini aşan tabletler MÖ 7. yüzyılda Asur kralı Asurbanipal tarafında inşa ettirilen Ninova kütüphanesinden getirilmişti. Neo-Asur İmparatorluğu Mısır’dan Anadolu’ya uzandığında yazılan tabletler, 1850’lerde Layard’ın çırağı Hormuzd Rassam tarafından keşfedilmişti. Akadça bilenlerin sayısı oldukça az olduğundan, toplanılan eserlerin birçoğu müze deposunda tozlanmaya mahkûm edilmişti. İlerleyen yıllarda, Smith eski dillere dair bilgisini mükemmelleştirip, nihayetinde bir uzman olarak diğerlerini geride bıraktı.
20. yüzyılda yeniden inşa edilen Nergal Kapısı ilk olarak MÖ 7. yüzyılda Ninova’da yapılmıştı. Kentin en güçlü olduğu zamanda dikilen diğer anıtlar arasında Gılgamış tabletlerinin de saklandığı Asurbanipal Kütüphanesi yer almaktadır.
Antik bulmacayı çözmeyle geçen günleri büyük bir aydınlanma takip etmişti. Smith, müzedeki işinin ilk on yılında, Yahudi tarihindeki olayların kronolojisini belirlemeyi başardı, böylelikle Eski ve Yeni Ahit kronolojisine de ışık tutmuş oldu. Daha fazla tablet bulma umuduyla Orta Doğu’ya gitmek istese de müze Smith’in Londra’da kalmasını ve halihazırda koleksiyonda bulunan tabletleri tercüme etmesini istedi.
Destana yansıyan tufan
Smith’in en büyük umudu çalışmalarının kırık kil tabletlerde yazılanlarla Eski ve Yeni Ahitte anlatılanlar arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarabileceğiydi. Müzede sürdürdüğü on yıllık çalışmanı ardından çığır açan bir buluşa imza attı. Kasım 1872’e Ninova’dan getirilen bir tablet ilgisini çekti. Konuyla ilgili olmayan bir kimse için, tablet K.3375 olarak adlandırılan bu tablet parçası, diğer tüm kırık tabletlerden pek de farklı gözükmeyecekti. Ancak, tablet üzerindeki merak uyandırıcı kelimeler Smith’i çokça etkiledi ve zihninde bir şeyler uyandırdı. Yazının büyük bir kısmı kir tabakası nedeniyle okunamıyordu. Hırslı bir adam olan Smith tablet temizlenene kadar, sinirleri piyano telleri kadar gerilmiş halde birkaç gün beklemek zorunda kaldı.
Temizlenmiş tabletler önüne konduğunda, karakterleri çözümledi ve önsezisini doğruladı. Tablette büyük bir tufandan bahsediliyor ve bahsedilenler Eski Ahit’in Yaradılış bölümünde geçen Nuh Tufan’ıyla temel ölçüde örtüşüyordu.
“Üçüncü satıra bakarken gözüm geminin [bazı araştırmacılar tarafından Kuzey Irak’ta yer alan gerçek bir dağ olarak tanımlanan] Nizir dağlarına oturduğundan daha sonra yerleşecek bir yer olup olmadığını anlamak için bir güvercinin geminin dışına salındığından ve kuşun geri döndüğünden bahseden kısma takıldı. O an Tufan söylencelerinin en azından bir kısmını keşfettiğimi fark ettim”
Smith keşfin verdiği heyecanla odanın içerisinde kendinden geçmiş bir şekilde, sevinç çığlıkları atarak koşmaya başladı. Anlatılanlara göre, meslektaşlarından biri neler olup bittiğine bakmaya geldiğinde Smith’i sevinçten üstünü başını çıkarmış halde buldu.
Smith’in çalışması büyük tufana dair söylenceleri de içeren Mezopotamya yazıtlarının Yaratılış Kitabı’nda bahsedilenlere benzer olduğunu ortaya çıkardı. Ancak, tabletler Eski ve Yeni Ahitten oldukça eskiydi, bu da büyük tufan hikayesini sanıldığından çok daha geriye tarihlendiriyordu.
Smith’in keşfi hem akademisyenler arasında hem de kamuoyunda büyük bir sansasyona yol açtı. Londra Daily Telegraph gazetesi, birtakım ayrıcalıklar karşılığında Smith’e Orta Doğu’da yürüteceği bir kazı çalışmasına maddi destek sağlamayı teklif etti. Böylelikle ilkin tercümelerle başlayan hikayesini tamamlamak için kayıp parçaların peşine düşebilecekti.
Gılgamış Destanı keşfediliyor
Smith’in arkeolojik kariyeri hızla ilerledi; Ninova’daki kazı çalışmaları sırasında tesadüfen, tufandan bahseden tabletin kayıp satırlarına denk geldi. O yılın ilerleyen zamanlarında, diğer parçaların da bulunmasıyla Smith yavaş yavaş boşlukları doldurmaya başlamıştı.
Bulduğu parçaları birleştikçe, bir şiir şekillenmeye başladı. Günümüzde Gılgamış Destanı olarak bilinen bu epik şiir o dönemde araştırmacılara tamamen yabancıydı. MÖ 1800 dolaylarında yazıldığı düşünülen destan, dünyanın en eski edebi yapıtlarından biri sayılıyor. Destanda Gılgamış isimli bir yarı tanrının ölümsüzlüğe ulaşmak adına çıktığı yolculuktan, diğer maceralarının yanı sıra bu yolculuk sırasında insanlığı yeryüzünden silip süpüren bir tufanın hikayesini dinlemesinden de bahsediliyor. 1870’lerde Smith tercümelerini birkaç kitap halinde yayımladı, bunlardan en bilineni Yaratılış’ın Keldânilerce İzahı adlı kitabı.
Smith'in Hayalleri yarıda kaldı
Smith’in kariyeri kısa ömürlü oldu. Orta Doğu’daki antik kentlere seyahat etme arzusuna rağmen Smith fiziken bölgenin iklimine ayak uyduramadı. Arkeoloji kazıları boyunca, bir ihtimal sıcak havadan kaynaklanan hastalıktan muzdarip oldu.
Ağustos 1876’da, bölgeye yaptığı üçüncü seyahat sırasında, Suriye’de dizanteriye yakalandı. Yardımcısı onu Halep’e taşımak için katır arabası hazırladıysa da ihtiyacı olan tıbbi müdahale çok gecikmişti. Araştırmacı kişiliğiyle Asuroloji ve Eski/Yeni Ahit incelemelerinde bir çığır açan, keşifleri sonraki yüzyılda gerçekleştirilecek önemli arkeolojik kazılara ilham veren bu büyük adam 36 yaşında Suriye’de vefat etti.
Perrin Margaryan - Arkeofili (National Geographic çevirisi)

Andrew Winegarner'in işte bu epik şiirden uyarlayıp resmettiği çizgi roman sizleri bekliyor:


23 Şubat 2020 Pazar

Ormanlar Kralı Tarzan

Ormanlar Kralı Tarzan

Edgar Rice Burroughs'nun unutulmaz romanından usta çizer Burne Hogarth'ın uyarladığı "Ormanlar Kralı Tarzan" çizgi romanı sizlerle...



7 Aralık 2019 Cumartesi

Yaman Çocuk Dergisi - Yenilmez Yaratık Hulk

Yaman Çocuk Dergisi - Yenilmez Yaratık Hulk


Tıpkı "Thor" gibi Türkiye'nin Hulk ile tanışması da 6 Nisan 1979'da yayın hayatına başlayan Yaman Çocuk Dergisi sayesinde gerçekleşmişti. Yaman Çocuk Dergisi'nin 18 Mayıs 1979'da yayınlanan 7. sayısı ile 17-27 Temmuz 1979'da yayınlanan 17. sayısı arasında Dr. Bruce Banner/Hulk'un Yeşil Saçlı Dev/Dr. Leonard Samson ile yaşadığı bir maceraya yer verilmişti. 

İşte sizler için bu sayfaları bir araya getirerek tek bir çizgi roman olarak yayınladık.

Umarız beğenirsiniz:




Galaksi'nin Koruyucuları - Galaksi'nin En Çok Arananları


Galaksi'nin Koruyucuları - Galaksi'nin En Çok Arananları


Roket Rakun ve Groot yine iş başında...

Tek sayılık macera...

İndirmek için: